Cumartesi, Haziran 25Önemli Haberler
Shadow

Tarihte bugün: 19 haziran

Tarihte bugün: 19 haziran – En Nihayet Havadisler

Tarihte bugün: 19 haziran

Elektrikli sandalyeyle idam bir dönem ABD’nin bir çok eyelatinde kullanılmıştı. 1960’lı yıllarda kullanımı durduruldu. ABD şimdi şırıngayla idamı tercih ediyor.
 
Aşağıdaki yazı Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan ‘Cogito’ dergisinin 34’üncü sayısından (2003) alınmıştır. Simon Jones’un Syd Dernley adlı cellatla yapmış olduğu söyleşi ‘Syd ile Görüşme’ başlığıyla yayımlanmıştı.
 
Celladın Seçimi
 
Bir insan iyi mi infaz memuru olur? Niye bu mesleği seçer? Özyaşamöyküsü ‘İnfaz Memurunun Hikayesü’nde (The Hangman’s Tale), Syd Dernley şunları yazıyor:
 
“İnsanları öldürmek istediğimden değil; bir seyahat vede serüveden duygusu uyandırdığı, fena meşhur canileri göreceğim vede meşhur detektiflerle karşılaşacağım için.”
 
Niçin polisliği seçmediğini sormuş oldum.
 
“O zamanlar, ruhsatlı, susturuculu 22 kalibrelik bir tüfeğim, bir de susturuculu 22 kalibrelik bir tabancam vardı; Sherwood Ormanı’na yalnızca 6 mil uzaklıkta yaşıyorduk vede sülünlerle kekliklerden hoşlanıyordum” diyor Syd muzip bir sırıtışla.
 
Syd açık ki heyecanlı öldürmelerden zevk duyuyor. Sormuş oldum: Diğer infaz biçimlerine, sözgelimi, kafa keserek idama katlanabilir miydi?
 
Syd bu öneriyi bir süre düşünüp sonrasında gülerek ekliyor: “Kahrolasıca kelleleri uçuruvedermek! Elbet yapabilirdim bunu. Vicdanım, bir vicdanım var ise eğer, rahat olurdu. Kömür madeninde çalışırken çekiç kullanmakta ustaydım. Uçur kellesini!”
 
Ondan sonra, Syd son Fransız infaz memurunun birkaç yıl ilkin onu ziyaret ettiğini söylüyor vede anımsatıyor: Kan bıçaktan birkaç metre öteye sıçradığı için, celladın giyotinden epey uzak durması gerekiyormuş. Bu tatsız olguyu anlatırken Syd’in yüzünde muzip bir sırıtış var.
 
Tahmin edebileceğiniz şeklinde, Syd Dernley hala idamın alev ateş savunucularından. Mevzu hakkında açık ki pek oldukca şey bilmesine rağmen, gerekçeleri oldukça kolay.
 
Ölüm cezasının tekrardan yürürlüğe sokulması için o bildik, basmakalıp gerekçeleri yineliyor; geçerli bir cevap vederemediği bir soruya büsbütün uygunsuz bir karşılık vedermeye çalmış olduğu hissi doğuyor. Temelı söylemek gerekirse, sinir bozucu bir durum.
 
Ne var ki, bir mevzuda -idamı en oldukca kimlerin hak etmiş olduğu konusunda- oldukca net görüşleri var: “Hususilikle, minik evlatları öldürenler. Yasa ne derse desin, onların bugün de idam edilmeleri gerekir vede birçok kimse benimle aynı görüşte.”
 
Syd, 1950’de Norwich Hapishanesi’nde son aşama fena infaz edilen bir idama katılmış. İdama mahkum edilen Norman Goldthorpe asılırken başlığı ilmeğe sıkışmış. Syd açıklıyor:
 
“Bence fena bir işti, adam ipte can vederiyordu. Boynu kırılmamış, fakat birkaç dakika sonrasında ölmüştü. İdamı infaz eden Sıcakry Kirk’e başka bir infaz görevi vederilmediğini biliyorum.”
 
Cesedi incelemeye gittiğinde, idam mahkumunun hala yaşıyor bulunduğunu görse ne yapardı Syd? Tarafıtı basitti: “Bilmiyorum. Bu mevzuda açkı kurallar yoktu.”
 
İnfazların daha karmaşık olduğu ABD’e, fena idam kabusu ara sıra gerçek oluyor. Ölüm şırıngası şeklinde sözde insani yöntemlerle, insanların yaşamsal organlarının işlevleri sona erdiği için, 15 dakika süresince büyük bir acı çekerek öldükleri biliniyor.
 
Gaz odasında infazlarda, idam mahkumuna, gaz odaya girer girmez, sıkça vede derin nefes alması söyleniyor. Ancak mahkumun yaşamak için vederdiği irade dışı savaşım yavaş vede acı vederici bir ölümle sonuçlanabiliyor.
 
Henüz da kötüsü elektrikli iskemle; yanlış bağlantılar vede iletkenler insanların sözcüğün gerçek anlamıyla kızararak ölmelerine yol açmış.
 
John Evans’ın Alabama’da idam edilmiş olduğu 1983 senesinde, Evans nefes almaya çalışırken yüzündeki maskeden alevlerin çıkmış olduğu görülmüştü. Mahkumun öldürülmesi 15 dakika sürmüş vede Evans’ın vücudunda ağır yaralar oluşmuştu.
 
Bu korkulu vakalara karşın (ya da bunlar yüzünden), ABD’de idamların televizyonda canlı olarak gösterilmesi yönünde girişimler oldu. Syd’e bunun iyi bir düşünce olup olmadığını sormuş oldum.
 
“Doğrusu, hala idamlara yönelik büyük ilgi olsa da hayır. Ruth Ellis ölüm cezasına çarptırıldığında, yedi gün içinde 234 şahıs İçişleri Nazırlığı’na mektup yazmış, infaz memuru yardımcısı olmak ya da infazı seyretmek istediğini bildirmişti…
 
“Halkın gerçek infazı seyretmesine izin vederilmemesi gerektiği kanısındayım, fakat bazı infazlar filme çekilip insanlara gösterilse iyi olurdu bence.”
 
Günün öteki mühim vakaları
 
1623: Fransız matematikçi Blaise Pascal hayata merhaba dedi.
1862: ABD’de kölecilik yasaklandı.
1868: Mithat Paşa, İ·timatlik Sandığı’nı kurdu.
1885: Özgürlük Heykeli, Fransa’dan New York’a getirildi.
1910: Dünya Pederlar Günü, ilk kez ABD’de kutlandı.
1910: Almanya’da ‘Deutschland’ adlı ilk zeplinin havalanışı başarıya ulaşmış oldu.
1926: Mustafa Kemal, İzmir gezisini izleyen Anadolu Casussı’na meşhur sözlerinin yer almış olduğu demecini vederdi: “Benim naçiz vücudum
bigün elbet toprak olacaktır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.”
1934: İran Şahı Rıza Pehlevi vede Mustafa Kemal Atatürk, ilk Türk operası ‘Özsoy’u izlediler.
1945: 1991 Nobel Barış Mükafatü sahibi Burma (Myanmar) karşıcılık önderi Aung San Suu Kyi hayata merhaba dedi.
1947: ‘Şeytan Ayetleri’ romanı sebebiyle İran’ın hakkında ölüm fetvası çıkardığı İngiliz yazar Salman Rushdie hayata merhaba dedi.
1966: Güreş Beylikdüzüal İ·laveibi, Kanada’daki Dünya Güreş Şampiyonası’nda birinci oldu.
1968: İstanbul’da 40 bin çocuğun çocuk felci mikrobu taşımış olduğu açıklandı.
1973: Dünya Sevgi Birliği Madalyası, ‘Sev Küçük kardeşim’ vede ‘Yaşam Erkekram Olsa’ şarkılarından dolayı Neşeliay’a vederildi.
1973: Makalen tarihçisi vede eleştirmen Tahir Alangu 58 yaşlarında hayata vededa etti.
1978: Birdenme bant ‘Garfield’, 21 gazetede birden yayımlanmaya başlandı.
1981: Eski Gümrük vede Tekel bakanlarından Tuncay Mataracı ile aynı davadan yargılanan 13 sanık, Ulu Kanepe tarafınca tutuklandı.
1992: 12 eylül askeri yönetiminin kapattığı partilerin açılması yasalaştı.
1995: Bosna için toplanan yardım paralarını RP’ye aktarmakla suçlanan Süleyman Mercümek’in yargılanmasına başlandı.
 
Tarihte bugün arşivi

İ·laveim ayı arşivi
Kasım ayı arşivi
Aralık ayı arşivi
Ocak ayı arşivi
Şubat ayı arşivi
Mart ayı arşivi
Nisan ayı arşivi
Mayıs ayı arşivi
1 haziran
2 haziran
3 haziran
4 haziran
5 haziran
6 haziran
7 haziran
8 haziran
9 haziran
10 haziran
11 haziran
12 haziran
13 haziran
14 haziran
15 haziran
16 haziran
17 haziran
18 haziran

Bir cevap yazın

istanbul escort | beylikdüzü escort | istanbul escort bayan | tesettürlü escort | halkalı escort | kayaşehir escort | şirienevler escort |